Saatler akıp geçmişti kadın konuşurken. Monolog ve “ben”cil saatler…
Yorulmuştu belki, öyle susmuştu. Öylece susmuştu ikisi de.

Sonra adam yavaşça baktı kadının gözlerine, ellerini tuttu en muhtaç yerinden ve sıcaklığına sözlerini katarak derin bir nefes aldı.

“Belki haddim değil bunları sana söylemek. Belki bu söylediklerim için bana kızacaksın. Ama ben yine de söyleyeceğim seni dinlerken aklıma düşenleri” diye başladı sözlerine.  Cümleleri karşı da şaşkınlık yaratsa da duraksamadan devam etti.

“Öncelikle geçmişi güzel anıp içinde saklamanı tavsiye ederim. Yıllar süren bir ilişkiyi böyle kısa bir sohbetin içinde eskitmen çok hoş görünmedi bana. Hem bu yaşadıkların bizler için -yani senin ve onun dışında kalan diğer insanlar için- ne ifade eder ki! Sadece iç burkan bir hikaye ya da -en kötüsü- kuru bir gürültü bizim açımızdan.

Herkes kendi içinde veya dışında, uzun ya da kısa soluklu, tek ya da iki kişilik bir şeyler yaşıyor. Fakat çoğu kimse bunları kolay kolay afişe etmiyor… ki edince ne ehemmiyeti kalır ki…

Ben bunu bilinçsizce yapılan bir pazarlama stratejisi gibi görüyorum biraz. Geçmişle övünme, geçmişe sitem ve daha iyisini arama çabası. Şimdi sen koy kendini karşındaki insanın yerine. Kendin gibi biriyle tanıştın diyelim. Çok güzel hisleri yıllarca tatmış biriyle. Ona yaklaşmak ve daha yakından tanımak ister misin? İstemezsin… En ufak bir tereddütünde ya da bir hatanda onun için terkedilmesi kolay biri olmaz mısın? Olursun… O yüzden ‘geçmiş geçmişte kaldı’ demek lazım ve bunu da karşındaki insanlara hissettirmek. Ben bu tür konuların acemisi iken bunları sana söylemek haddim değil belki. Ama kalabalık boşlukları kutlu yalnızlıklara tercih eden biri olarak, böyle düşünüyor böyle yaşıyorum. Arayışım, bekleyişim ve bulunca yapacaklarım da bu yönde. Tabii bu hususta senin fikrini bilemem, hatta artık bilmek de istemem.

İstersen hesabı isteyip, kalkalım. Hem bu işkenceye de bir son vermiş olalım. Sen git başka aynalar bulup, süslü hikayeni onlara anlat her seferinde daha da güzelinden. Ben de gidip kırık aynamda kendimle konuşayım sessiz sessiz.” dedi ve sustu…