Cennet nimetlerinin çok defa “meyve” olarak tariflenmesinin hikmetlerini düşünürken aklıma düştü. Meyve diye tükettiğimiz bu lezzetlerin tamamının ortak özellikleri ne diye düşündüm.

Farkettim ki, bu nimetlerin tamamı kaba ve kalın ama koruyucu bir kabuğun içinde farklı tatlar barındırıyorlar. Hepsi kendi içinde ayrı bir hazine saklıyorlar sanki. Sevgiyi ve zerafeti simgeleyen bir çiçeğin ölümüyle hayat buluyor, suskun ve ledünni bir çilenin yumağında büyüyor, zamanla kabına sığmaz hale geliyorlar. İçi ayrı dışı ayrı renklere bulanıyor, kokulara bulaşıyorlar. Avuçlarımıza gelene kadar havaya, suya, toprağa ve güneşe karşı savaşıyorlar âdeta. Her savaştan edindikleri ganimetleri sessizce koyuyorlar heybelerine.

Aslında biz bir çok açıdan meyvelere benziyoruz. Bizim “yaşam” diye adlandırdığımız süreç içinde yaşadıklarımız da onların serencamına…