Bu ara iyice kafayı yediğimi düşünüyorum. Üzerimdeki baskılar, iş yoğunluğum, akademik çalışmalar, ailevi sorunlar, maddi manevi kaygılar, gelecek endişesi…
Gerçi herkesin benzer gaileleri var ama bilmiyorum. Bu ara biraz güçsüzüm sanırım. Güçsüzüm derken hata yapmaya meyilliyim demek istemiyorum. Sadece herkesin gördüğü kadar olmadığımı farkediyorum. Bazı anlar oluyor, ben tam yıkılacak gibi oluyorum fakat bana inananların teveccühüne kanıp bi daha doğruluyorum. Ama yine çöküyorum kimsenin görmediği zamanlar. İşte bu anlarda karanlık kuyuların kenarlarında geziyorum adeta. Riske edileni kazancından çok bir kumar oynar gibi oluyor zaman.Genel anlamda isteklerime bakıyorum da “ben çok şey istemiyorum” diyorum. Tek istediğim düşerken yaslanabilme güvencesi veren beklentisiz insanların hayatımdaki varlığı. Bunun için çok hata yaptım. Ama şimdi herşey daha net. Artık kırıyorum günahtan kabuklarımı. Samimi bir dünya kurmak tek niyetim. Bu anlamda herkesi hayatımda bi yere koymak istiyorum. Tanımı olmak zorunda değil bu yerin. Kimliği bulunmak zorunda değil kişilerin.

Demin yalan söyledim.
Aslında çok şey istiyorum.
Farkındayım…