Çok şaşkınım aslında

Kendime inanamıyorum.
Ya da yaptıklarıma anlam veremiyorum.

Birgün öncesine kötü dediğime bikaç sonra iyi der oldum sanki.

***
Yanlışları eleştirirken aynı yanlışa düştüğünü farketmek inanılmaz yorucu.
***

Bu kadar karmaşa içinde tek başına olmak ayrı bir üzüntü sebebi.
Belki sen varsın ve de bana çok yakınsın. Ama gözlerimi yitirdim ben yollarda. Karanlıklar arasında ışıkları seçebiliyorum. Bulunca da sensindir diye varsa takatim yöneliyorum. Ama sen gibi değil duyduğum sesler, sen gibi değil işittiğim sözler. Senin yansımalarına da razı bir acziyete müptelayım esasında.

Yok kızma.
İnan sana benzediği için içimdeki bu beğeniler.
Bu ufak kıpırtılar.
Süresi belirsiz ama kısa heyecanlanmalar.

İçimdekileri kelimelere dökemeyince karşımdakinin insafına kalıyor “ben”i görmek. Ama ben ise beni görmeden seven seni gözlüyorum. Nafile elim boş her zaman.

Mekan ve zaman arasında yaptığım yolculuklarda gizli bir bilinçaltı ile sen kokan topraklar arıyorum. Hepsi çok güzel dünyamın. Ama senin değdiğin yerler başkadır diye düşünüyorum. Yıllar geliyor, geçiyor. Bazen yoruluyorum. Ama ruh durulmuyor. En küskün anlarda bile telefona uzanıyor sen sandığı seslere bir daha sesleniyor. Yok olmuyor. Ya da her gelen aramada senden izler bekleniyor. Ne yazık ki; gelmiyor. Sana ait herşey bir yere kapatılmış gibi. Bedenim yoruluyor yokluğunda. Ama durmak gelmiyor içime.

Belki de yoksun. Ama ben seni büyütmüşken içimde bunu kabul etmek istemiyorum. Sensizlik düşüncesinden bile nefret ediyorum.

Yeter artık üzme. Yeter artık insaf et
Bırakma beni yanlışlara. Bırakma yalnızlığa. Hayatımın en bereketli günlerinde sensizlik ateşinde yakma. Sana dokunmak için yaratılmış şu parmakları tozlu banklarda bekletme.
Ya sen gel ya da haber sal. Bir iz ver. Ben geleyim. İnan bana başa kakmam.

Gelirim seni bana yakınlaştıran yolları.
Gelirim beni sana getiren yolları.

Ama ne olur sen bir çağır yeter.
Ben bittim yokluğunda. İnan bana senden bir adam yaratmanı bekleyemiyorum. Ama ruhuma nefesinden üfle. Serinlet kızgın ateşten bedenimi. Ve kurtar benliğimden. Al çek içine, sakla orada. Hesap gününe kadar da çıkarma.
Sen yeter ki gel…

Gel artık ne olur…