Nice şehirler yaktım ardıma bakmadan
Nicelerinde küllerim savruldu

Ama sen Ey gece..
Ve Ey yalnızlık…
Şahittiniz herşeye.
Renklerden yoksun günlerime kavuşturan Tanrı’ya şükürler yağarken dilime.
Kaçışların döngüsünde ve isyan iklimlerinde kaybolmuş izlere denk gelme ümidi varken içimde, firar çok yakışmıştı bu şehre…

Bir sihir gibiydi şehre inerken gece
Mektubun güvercin oldu vardı gizlice
Gel diyor, geç olmadan gel, geçiyor yıllar
Böyle başladı, dönülmez bu müthiş firar

Madem ki yeminimiz var, madem aşk mukadder
İşte geldim, bilmesinler yarına kadar
Bil ki artık dönüşüm yok, gitti son vapurlar
Sakla beni, bulmasınlar sabaha kadar

Belki herkesin dilinde şimdi bu firar
Belki verildi kararım, belki yoldalar