Ne çok öğrenmişken seni sevmeyi
Ne de acıtırmış sensizlik

En yalnız anlarında bile taciz edilebilecek bakir anları yalnız yaşatan kadere bak. Hüznü getirip baş köşeye oturturken, seni çok uzaklara götürdü.
Oysa ben seni hüzünle severdim.

Doğan güneş seni de uyandırsın isterdim. Ateşini senin sevdandan almış gibi ve ancak kıyametlerin öldürdüğü dünyalarda en uzun sen yaşamalıydın.

Gözlerini sonradan yitirmişliğin tadında bir hayat artık yaşadığım. Senden kalmışların gölgesinde bir yüreğe kapatılmış sevgilerle dolu bir yaşam.

Bahaneler beni teskin etmiyor. Herşeyde biraz seni gören gözlerimle sağıma sevaplarımı, soluma günahlarımı, ardıma hatalarımı almış; önüme de ümitlerimi katmış yürüyorum. Dünya bir daha “sen”le olamayacak biliyorum. O yüzden ölüm ufuklarında gizlenmiş “sen”li dünyaları gözlüyorum.

Elvedasız bitişlerin neticesidir yanışlar
Hesapsızca sevmenin bedeli
***
Masum çocuk sevinçleri değildir sevmek
Sevmek, delikanlı hüzünlerin kendisidir
Sevmek, nihayetinde ölmek demektir.