Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz
İki başımız var, bir tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende
Er geç baş başa verecek değil miyiz?

Ömer Hayyam

Belki sende farketmişsindir. Seninle iken, sensizliği düşündüğüm anlar kahrediyor. O hisle seninle olmanın hazzını bile yaşayamıyorum. Seni öyle seviyorum ki; ölçülere sığdıramıyorum sevgimi. Sana baktıkça mecnunlaşan Kays’a hak veriyorum. Leyla neden erimiş, tükenmiş anlıyorum. Seni sevdikçe daha çok seviyorum dünyayı.

Sıcaklığının ardındaki şefkatin sarıyor ruhumu yokluğunda. Bu da yaşamaya yetiyor. Ama yine de senle olmak vardı arzulanan. Sonsuza kadar ve sonuna kadar sen ile kalmak…

Düşündükçe seni, şükrediyorum seni yaradana… Daha çok seviyorum Allah’ı seni karşıma çıkardığı için.

Dünya ne yapardı sensiz. Dünyam ne kadardı ki sensiz.
Sen geldin, hayat geldi.
Sen geldin, neşe doldu içime.
Artık sen vardın, susuz yüreğimin ağıtları susmuştu.
Sen vardın, ben de vardım.
Anlam kazanmıştı herşey varlığınla…

Sevgili…
Sana nasıl hitap edeceğimi bilmiyorum. Sıfatlar kifayetsiz gözümdeki seni ifade etmede. Bende başkalarının hitaplarıyla çağırıyorum seni. Umarım kızmıyorsundur. Sen bu kadar benliğime dolmuşken, sana kendi adımla hitap etmekte var aslında.

Bakışlarındaki o masumiyet karşısında erirken ben, söylediklerine kulak vermek çok zor. Sesleri kulaklarıma ulaştıramadığım anlarda ağzından çıkan her söz aşka ve sevgiye dairdir. Eminim…

Biliyor musun sevgili…
Ben seni tanıdıkça daha çok seviyorum. Bugüne kadar tanıdıkça uzaklaştım insanlardan. Sen daha nice tabularımı yıkan, hayatımın anlamısın. Sen herşeyimsin.

İşin hülasası; seni hiç sevmediğim kadar seviyorum. Hücrelerim adedince ve soluklarım elverdikçe. Seni seveceğim.

01 Mayıs 2006