Titrek ellerimle yoklarken gerçekleri yalanları yalanladım ilkin.
Önce tiksindim hayattan. Ardından haksızlık ettiğimi düşündüm.

Köprüler altından sessizce geçen isimsiz gemiler gibi olmamalıydı yaşananlar belki de. Gerçekte olsa cesaret gerekiyordu. Dalga seslerine karışmış vapur ve martı sesleri gibi asenkron da olsa yaşanmalıydı yaşanması gerekenler. Nihayetinde avuç içlerinde terlemiş gibi ama mutlu, hayalleri kırılmış da olsa gülen olmalıydı insan.
Kıyılara dizilmiş yalılar kadar nizami olması gerekmiyordu hayat. Küskün hüzünlere gark edilmiş saklı duygular kirletememeliydi hayatı.

Yaşanmalıydı yaşanacaklar…