Ürperten bir şafak sonrası,
Bir uzayan kızıl güneş doğuşu
Hicranla kanayan şiirler okunurken
O, yalnızlığı beline dolamış
Titrek ve kanlı parmaklarıyla
Göze görünmeyen resimler çiziyor
Sonra bir hüzünlü sis çöküyor güne
Benim bile bilmediğim seslerin buğusu,
Sevdiğim değişken renklere sataşıyor
Hem annemin gözleri değil bu gördüklerim
Düşüncelerim eskisi gibi değil.
Ben kimselere belli etmesem de
Bir sürgünde yüreğim
Nasırlı, fersiz,
Yalnız ve üzgün.
Beklenen ve bekletilen o çocuk gibi
İsyanda ve küskün…
