Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.
demiş Cahit Sıtkı Tarancı. Hepimizin özlem duyduğu memleketin tarifini yapmış yıllar evvelinde. Bugün içinde bulunduğumuz Türkiye’de yaşanan derin farklılıkların ve sıkıntıların yerini bu cennet vatanın güzelliklerinin almasını dilemiş. Aynı istek ve arzuyu birçoğumuz taşıyoruz içimizde. Ama neden bugün böyleyiz, bilemiyorum. Neden ‘öteki’ bu kadar ürkütüyor bizi, anlamıyorum.

Aslında belirli çevrelerde belirli fikirlerle büyüyen bizler, hayatın bir yerlerinde bizden farklı insanlarla tanışıp yakınlaşıyoruz bir şekilde. Kimimiz ‘öteki’yi tanıdıkça içindeki soğukluğu ve korkuyu yokedebilirken, kimimiz bunu nefrete kadar çoğaltıyor. Ben de bulunduğum ortamlarda ‘duyma bilgi’lerle birbirinden nefret eden insanlara ve söylemlerine şahit oldum bugüne kadar. İçiçe geçmiş farklılıkların ortasında doğmuş, yaşamış, büyümüş, az çok gözlemleri olmuş ve her tarafın kendince haklı sebepleri olduğunu düşünen biri olarak bu insafsız tepkiler karşısında çoğunlukla sabrettim. Bazen uygun dille ortamı yumuşatmak ve empatik bir köprü kurmak istedim ama başardım mı bilemem, bazen de sustum çokları gibi. Hatta ben de eskiden tüm ‘ötekiler’den çok korkardım ve hâlâ bazı ‘ötekiler’i tanıma fırsatım olmadığı için korkuyorum.
Haftasonu izleme fırsatı bulduğum ‘Güneşi Gördüm‘ filmini izlerken düşündüm tüm bunları ve hatta ağladım uzun zamandan beri ilk kez. Film bugüne kadar görüp de anlatamadığım ya da anlatsam da kalplerde mâkes bulmayan birçok şeyi anlatmış. Ülkenin sosyal politikalarındaki çelişkiler, devlet ana, devlet baba, TSK, asker, şehit, şehadet, PKK, terörist, erkek çocuk istemi, zorunlu göç, homofobi, cehâlet, aşk, sadakat, merhamet, umut, iltica, kaçırtan aile baskısı, vatan sevgisi, eş sevgisi, evlat sevgisi, sevginin mucizevi etkisi, empati, hoşgörü konularını çok iyi bir kurgu içinde derleyip bize sunan ve filmdeki oyunculuğu ile beni şaşkınlık içinde bırakan Mahsun Abi’ye teşekkür etmeliyim. Hatta kendisinin diliyle “Alem buysa, Kral sensin” demeliyim belki de. Bazı yerlerinde populist bir dil kullansa da alenî bilinen Kürt kimliğine rağmen böyle bir filmi yapması cidden takdire şayan. Ne denir ki; bilemiyorum.
İzleyin diyorum efendim, mutlaka izleyin…

16 Mart 2009 at 23:43
slm ben batmanlıyım yaptığınız güzel film den dolayı sizi candan kutlarım hiç kimsenin cesaret edemediği için size gerçekten teşekür ederim bu anlatığınız filmi okadar iyi anlıyorum ki çünkü bizde aynısını bizde yaşadık
18 Mart 2009 at 20:34
filmin senaristi yönetmeni hakkımdaki düşüncelerim bir yana dursun etkileyici bir film olmuş. maalesef bir yerlerde bölünmüşlük içinde yaşayan insanların var olduğunu bilmek son derece üzücü Rabbim güzel ülkemizi benzer durumlardan korusun!.. bugün doğu kültüründe yaşamayıp çouklarına özellikle kız evlatlarına değer vermeyen yokmuşcasına hareket eden anne ve babalarada filmdeki babanın sevgisi ışık olsun…
27 Mart 2009 at 21:31
Filmi izlemek istiyorum ama eksik bir şey varmış gibime geliyor hala düşünüyorum bulamıyorum. İzlemek için fazladan vakit ayırmam lazım bir de.
Geçen toplu halde bir akın olmuş filmi izlemek için arkadaşlarımdan. Dedim neden haber vermediniz, demez olaydım.
Neyse, tek başıma gitmeyi de gözüm yemiyor pek. Yine de gidilesi bir film olduğu kanaatindeyim.
01 Nisan 2009 at 14:53
mükemmel bir filmdi ..
01 Nisan 2009 at 18:11
film okadar güzeldiki mes oldum izlerken okadar hüzünlendimki aglayamadım bile film beni gerçeklere sürükledi mahsum kırmızıgül’e çok teşekkür ederizz
02 Nisan 2009 at 13:31
Ben de çok duygulandım ama ablamlar gitmişler. Hıçkıra hıçkıra izlemişler
İyi, millet kızmamış. Çünkü bilirim ablamı dizilerdeki basit duygusal bi sahnede bile ağlar. Filmde nasıl ses yapmıştır “ıhı, ıhı, ıhıııı” diye.
02 Nisan 2009 at 21:47
süperrrrrrrrrrrrrrrrr begendim başarılarının devamını diliyorum………..
03 Nisan 2009 at 3:47
İŞTE TÜRKİYE’NİN VE TÜRK İNSANIN GÖRMEK İSTEMEDİGİ ACI GERCEKLER VALLA BU ÜLKEDE YAŞANMAZ YAA..HER YÖNÜYLE MÜKEMMEL Bİ FİLM M.KIRMIZIGÜL E ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜRLER..HERKESİN İZLEMESİNİ İSTİYORUM YASADIGI HAYATA ŞÜKRETMELERİ İÇİN…
03 Nisan 2009 at 15:32
gerçekten çok harika bir filim özellikle doğuda yaşıyan insanlar daha iyi anlar bu filimi ben şahsen çok etkilendim çönkü filimdeki gelmiş geçmiş hepsi başımızdah geçmiş genede filimdeki gerçekler az bile olmuş herkesin izlemesini isterim doğudaki insanların derdini anlasın gerçekn müttiş bir şey mahsum kırmızıgüle teşekürlerimi sonarım böyle gerçekleri ortaya çıkarttığı için tüm hakkari mahsum kırmızı güle minnettardır saygılarımla sonarım……
04 Nisan 2009 at 17:03
Ben Mahsun KIRMIZIGÜL’ü çok beğeniyorum.Çünkü her yaptığı filme gidiyorum.Mahsun abime başarılar diliyorumm…
04 Nisan 2009 at 17:04
başarılar mahsun abiii
05 Nisan 2009 at 18:50
anlaşılan film duygusallık açısından başarıya ulaşmış.Evet belki de bu alanda ilk olma özelliğini taşıyor. Ama eminim yıllar öncesinde Ahmet Kaya’ya ödül töreninde tepki gösteren Mahsun Kırmızıgül de Kürt mücadelesinin okul,yol,ev vb. sebeplerden başlatılmadığının farkındadır. Kürt mücadelesi ötekileştirilen bir halkın kimlik,varoluş mücadelesidir.
05 Nisan 2009 at 23:14
unutmayalımkı hepimizin içinde bir ceresizlik bir acıma hissi vardır birlik olursak tek yürek tek umut olursak neden norvec gibi olmayalım neden özgürce yaşamayalım neden ha bu flıme herkesın gidip kendine bir şeyler bulması kesindir diye düşünüyrm hayat umutla doludr ama umutların da kardelenler gibi güneşi beklemesi gerekmez hadi umutlarımız gün yüzüne cıkaralım beraber olalım beraber ıslanalım yagan yagmurda beraber yürüyelim biz bu yollarda
06 Nisan 2009 at 10:08
dün gittim filmi izlemeye.. film harbiden tam oturmuş.kürtlerin bütün yasadıgı sıkıntıları tam anlamıyla anlatmış burdan türklere seslenıyorum siz nasıl bir milletsenız bizde kürt miiletiyiz bu kadar basit.neyse film süper uzatmaya gerek yok ama hani hepimiz tebrik ediyoruz ya mahsunu senaryodan dolayı gelin dogu ya bakın hergün filmlere taş cıkartacak olaylar oluyor hemde hergün yani burası dram için senaryo kaynıyor burdaki insanlardan sadece bi tanesı ile otur derdını soylesın sende not al. al sana senaryo
06 Nisan 2009 at 14:15
öyle güzel öyle içten anlatılmışkiii; herşey türkiyenin gerçekleri..! bu kadar net olmazdı sanırım. tebrikler mahsun kırmızıgül..! senin flimini eleştirip;,argo kelimelerle bezenmiş flimlere kuyruk oluşturan bu kardeşlerimize..!! ne demeli neler demeli ama..!! demiyeyyim..!! lütfen bu flimi izlemeyen izlesinn..dee anlasın ne demek istediğimii!!
06 Nisan 2009 at 14:20
mesele kürtlük türklük alevilik sünnilik değil..!! şunu anlayın hepimiz dokuzaylık hepimiz 2 gözü 2 kolu 2 bacağı 2 burnu olan güzel insanlarızz..!! biz insanız arkadaşlarr kürt türkk hepimiz bir çatı altında yaşıyrouz..!! masa başında oturanların oyununa gelipde çoluk çocuklarınıza bu inadı sürdürmeyinn..! anlamsız ya bunlarr..! biz türküz yada kürdüzz.. ne biz türkiyedeyiz aynı topraklardayız.. ermeniside var yahudisidee..!! paylaşamadığımız neee..!!
06 Nisan 2009 at 14:58
gercekten guzel fılm olmus bende oynadım bar sahnesınde 1 dakıkalık rol ıcın 23 saat ugrastık cok zordu bar sahnesı taksım rıhtımda cekıldı ama degmıs gordugum kadarıyla mahsum abının basarılarını dılerım o gercekten cok ıyı kalplı
06 Nisan 2009 at 19:04
güzel çalışma tüm emeği geçenleri kutluyorum..
http://www.cevdetyildirim.com
12 Nisan 2009 at 17:47
Gerçekten süper bir film olmuş. Ben çok etkilendim izlerken. Herkesin görmek istemediği bir taraftan bakılmış. Bence herkes böyle baksa sorun çoktan çözülmüştü belki de..
30 Nisan 2011 at 10:46
[...] Uğruma yazılanlarla, uğrumda yazılanların yazı dağında, söz dağarcığında ne anlatsam hikâye… Ben, ben ‘i tümler. Ben, ben’e şifreli. Azizliğin suyuyum. Suyun azizliğinde [...]