Ramazan’ın son on gününe erişeli bikaç gün olmuş bile. Yani kalan gün gecelerinin kadrinin kıymetinin daha fazla bilinmesi gereken ve bin aydan hayırlı Kadir Gecesi’nin aranmasının gerektiği günlerdeyiz. Ben kendi adıma önceki günleri hakkıyla değerlendiremediğimi söylemeliyim. Kalbimi kemiren çeşitli düşünceleri bir nebze olsun unutup, beni yaratan ve bana bu hayatı bir imtihan vesilesi kılan Rabbime yeterince şükretmedim, Ramazan’ı vesile bilip.

Gecenin bereketinden midir, yoksa muhtaçlığımdan mıdır bilmem ama garip ve ledünnî hislerle uyandım. Televizyonda kalbimi doyuracak sahur programları gezindim önce, ama sanırım tatmin olmadığımdan bu hem hayırlı hem hayırsız aleti açtım yine ve net aleminde dini mevzuları okuyorum. Bir yandan da çoktandır dinlemediğim ilahilerden bir liste yaptım kulağımdan kalbime güzel bir yol bulmak için. Hepsi birbirinden güzel sözlerle bezenmiş ruha işleyen müzikler. Ama birkaçı daha fazla dokunuyor kalbime sanırım. Bunlardan biri Alvarlı Efe Hazretleri olarak da bilinen Hace Muhammed Lutfi’ye ait bir gazelden derlenmiş ‘Seyreyle Güzel’ ilahisi. Akşam tam uyumadan önce de TRT’de Bedirhan Gökçe’nin programında denk gelmiştim. Kemençe çalan bir bayan arkadaşın nahîf sesinden ve Bedirhan Gökçe’nin şiir yorumundan güzel bir harman olarak dinlemiştim. Çok güzeldi.
Onlarca farklı yorumunu dinlemişimdir bu ilahinin. Sözleri ne duygularla yazıldı, bestesi nasıl bir ruh hali içinde yapıldı bilmem ama dinlediğimde benim kalbimde tarif edemeyeceğim hisler oluşturur her defasında.

Seyreyle güzel Kudret-i Mevlam neler eyler canân canân
Allah’a sığın Adl-i Teâla’m neler eyler…

Meyl edemem ki gayrısına tevbeler olsun canân canân
Hem yüzleri dost, özleri düşmandan usandım…

Lûtfi der ki bu İlâhî dergâhta sebât et canân canân
Nazlı nîyâz et Hâkk’a temenni neler eyler…

Suları şikest meyleri kalp Hazreti Hak’tan canân canân
Bir ane değin ettiğim isyandan utandım…

Kimsenin gölgesinin olmadığı ve yaptıklarımızın çarşaf çarşaf önümüze serildiği o günde hesabımızı kolay eylesin Rabbim(c.c.). Ama bunlardan da öte; kendine ve rızasına uygun kul, sevgililer sevgilisi Resul’üne (s.a.v.) layık ümmet olmayı nasip eylesin cümlemize. Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in bir şiirinde de dediği gibi “Ne cennet tasası ve ne cehennem/ Sadece Allah’ın rızasındalar” sıfatını taşıyanlardan eylesin Rabbim.

(Amin)

About these ads