Ergenekon çetesi davası kapsamında Salı günü yaşanan son gözaltıların şokundayım hâlâ. Birşeyler yazmadan somut açıklamalar görmek istemiştim ama gördüm ki söylentiler dizboyu. Kafam karışmadan fikrimi paylaşayım. Aslında daha önce de değindiğim gibi bu konunun daha da farklı yerlere ve kişilere uzanacağına inanıyorum. AKP hükümetinin bu işin peşini bu denli sürebileceklerini pek düşünmemiştim. Sanırım kapatılma ihtimalinin yüksek olduğunun farkedilmesi AKP için hem bir hesaplaşma hem de seçmen gözünde bu işin yarım kalmamasını sağlama zemini hazırladı. Sebep her ne olursa olsun, her kim gözaltına alınırsa alınsın; demokrasiyi Türk milletine çok gören ve kendi görüşlerini o veya bu şekilde dayatmaya çalışan insanlara yaptıklarının hesabının sorulması taraftarıyım. Fakat bu konuda bazı hassasiyetlerin olduğu da unutulmamalı. Belki birçok kişinin tasvip etmediği dokunulmazlık olayını kısmen savunan biriyim. Hatta içeriğinin daraltılarak kapsamının daha da genişletilmesinin gerekliliğini düşünüyorum. Devletin çeşitli konumlarında görev yapmış veya yapmakta olan insanların (iyi veya kötü) “kısmî” güvence altına alınarak o konumun saygınlığının devam ettirilmesi taraftarıyım. Yani başbakanlık yapmış birinin kapısını kırıp, evine girilemeyeceği gibi; onbinlerce insanın idareciliğini yapmış generallerin de benzer saygınlıkları olduğunu düşünüyorum. Müsteşarlık ve bazı önemli devlet kurumlarının yöneticiliği vs. görevlerini yapmış kişilerde dahil bu gruba. Tabii bu kişisel bakış açım. Sonuçta ortada bir suç yada suç iddiası varsa ve bunun bir şekilde kesinleşmesi için bazı kişilerin sorgulanması gerekiyorsa; bunun kurum ve kişi saygınlığına zarar verilmeden yapılması devletin en doğal hakkıdır. Konu şu aşamada yargıya intikal etmiş durumda. Davanın siyasi baskılardan uzak ve Türkiye’nin menfaatine neticeleneceğine inanıyorum. Bu dava kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri kadar yıpratılmaya çalışılan Yargı kurumunun da alnının akıyla çıkmasını diliyorum.
03 Temmuz 2008
03 Temmuz 2008 at 9:32
Milliyet’ten Taha Akyol çok güzel yazmış ve sanki duygularıma tercüman olmuş.
http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=889314
Radikal’den İsmet Berkan da çok güzel ve çoğumuzun farkedemediği bir ayrıntıya değinmiş bugün.
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&ArticleID=886465
Bu arada okuduğum ve izlediğim haberlerde Ergenekon davasına bakan bu Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz hakkında bir karalama kampanyası başladığını farkettim. Umarım Öz, AK Parti hakkında kapatma davası açan Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya gibi yıpratılmaz.