Akşam iş dönüşü acele ile kıyafetlerimi değiştim. Çoktandır ertelediğim -bazı- akşamlar spor yapma fikrimi bi yerden aksiyona dökmekti gayem. Ama yine yapamadım. Emir büyük yerdendi bu defa. Evden sorumlu bakan annem mangal malzemelerini hazırlamış beni bekliyordu. “Hadi” komutuyla yola koyulduk. Çoktandır göremediğimiz Mogan Gölü’nde aldık soluğu. Etler eniştenin koordinatörlüğünde özenle pişedursun; biz topu alıp, top sahasına koştuk. Güneş batmadan fazlasıyla terlemiştik. Sazlıkların arasında gezinen ördekleri izleye izleye geri döndük. Kızıl ufuğun altına yeşil tonlar ve göl manzarası yorgun ve kızarmış gözlerimi dinlendirmişti yeterince. Sıra mideyi doyurmaya gelmişti. Etleri ekmeksiz götürdükten sonra közde pişmiş çayımızı yudumladık. Sonra geri dönüş yoluna çıktık. TRT radyosu eşliğinde uzun yol havası kattık kısa seyahatimize. Türkülü, şarkılı ama farklı bir akşamın tatlı yorgunluğu kaldı üzerimizde geriye…
02 Temmuz 2008