Her şey uygundu
Her şey uyumluydu
Seninle birlikte
Her şey mümkündü
Sanki dünyanın en güçlü insanıydım
Seninle birlikte dünya çok küçüktü
Çok değildi istediklerim. Herkes kadar insandım ben de. Herkes kadar etten kemikten. Herkes kadar sevmek sevilmek arzusunda.
Zor değildi gülümsemek
Dertleri küçümsemek
Yangının ortasından
Yanmadan yürümek
Zor değildi hiçbir şey. Güneşin en tepe vaktinde göz kamaştıran mutluluklara yürümek zor değildi. Büyük bir dünyada küçücük bir rüyayı yaşamak. Olmuş olanı istemek hiç de zor değildi.. Ama olmadı. Olamadı işte…
Sanki senden sonra her şey yasa dışı
Her şey illegal
Her şey suç unsuru
Senden sonra dünya kapkaranlık ve kocaman
Sanki yangın yeri
Sanki suç mahalli
Sanki bir harabe bedenim. “di’li geçmiş “keşke”lere müptela. Bir daha mutlu olamaz gibi. Düşünse bile hissetmez ruhum sanki. Baksa bile görmez yalanlarını yokluğunun. Dokunsa bir kerecik ateşten hislere bilemez sanki. Arasa, yoklukları kucaklar her defasında. Sen gidince, herşey geldiğinden daha hiç sanki.

19 Haziran 2008 at 18:01
“Hiçkimse ama hiç…”
Sanki bir gidiş provasında en yüksek tonlarda verilmiş repliklerden biriydi. Neydi dersin sahnelenen; hiç…
Ne yapıyordur şimdi, hiç…
Sanki her şey aynıymış gibi, değil mi!?