A Milli Futbol takımımızın Euro 2008′deki şansını çok düşük görenlerdendim. Hakan Şükür’ün yokluğunda pek fazla büyük bir beklentim yoktu. Açıkçası şuanda sevinçli bir şaşkınlık yaşamaktayım.

Milli takımımız; Çek Cumhuriyeti karşısında 2-0 yenik düştüğü maçı Arda’nın 1, Nihat’ın 2 golüyle 2-3′e getirdi ve çeyrek final biletini kaptı. Evde coştuk, şuanda dışarda da bir coşku var. Sokağa çıkıp doyasıya bağırmak ve kalabalığa karışmak var aklımda ama gelen silah seslerinden sonra tırstım. Maganda cinayetlerinden birinin kurbanı olup, gazetelerin üçüncü sayfalarını süslemek istemem. Top yoluna gitti demesinler.

Tebrikler Türkiye A Milli Futbol Takımı.
Çeyrek Finalde rakibimiz Hırvatistan karşısında başarılar…

Notlar

  • Ömer Üründül’e teşekkür etmek istiyorum. Bu kadar soğukkanlı sunulabilirdi bu maç.
  • Volkan yakıştı mı? Durup, dururken Koller’e yumruk atıp kırmızı yedin.
  • KanalTürk’te Osman Tanburacı, Heredot Cevdet edasında gazlıyordu etrafındakileri. Rakip takımın antrenörü Karel Brückner için “Karel Brück, Yüreği Buruk” deyince kahkahaya boğulduk.
  • CNNTürk’ün ve Türk futbolunun emektâr spikerlerinden Barış Kuyucu mikrofonunu sevinç yaşayan gurbetçilerimize kaptırdı. ‘Hayatımda ilk defa böyle birşey yaşadım’ dese de, benim yan yatarak gülmeme mani olamadı.
  • Rıdvan Dilmen, Arda Turan için ‘Bu çocuk Maradona gibi’ dedi, sonuna kadar katılıyorum bu söze.
  • Maç boyunca Fatih Terim’in mimikleri ve istediklerini yapmayan futbolcularını yardımcısı Oğuz Çetin’e şikayet eder gibi homurdanması bence çok komikti. José Mourinho’dan sonra bildiğim en orijinal spor adamı bence zaten.
  • Dünyanın en iyi takımlarından biri olan Chelsea’nin kalecisi Petr Čech’i bu kadar aciz görmek bana ne kadar zevk verdi anlatamam.
  • Maçın adamı Arda maçtan sonra ‘Şimdi Allah’a şükür zamanı, Gidip dua etmemiz lazım’ dedi. Farketmeyenler için polemik malzemesi sunuyorum.