Üst geçitleri sevmiyorum, sevmiyorum, sevmiyorum.
Bir kere insan doğasına aykırı bence. Yani önce ceza sonra mükafat mantığıyla işliyor. Şimdi mesela bir insan evladına ‘şuanda sana 100 Lira mı vereyim yoksa bir zaman sonra 1000 Lira mı istersin’ de, hemen alacağı paraya atlar. Aynı bunun gibi işte.
Ama alt geçitleri seviyorum. İleriyi düşünmeden salıyorum kendimi, iniyorum gördüğüm boşluktan.

Sevmediğim bir diğer şey de; “abilerim, ablalarım, ışıkları geçene kadar çökebilir misiniz?”ci minibüs şoförleri. O an komut almış deve gibi çöken insanların yüzlerindeki Avrupa hayali kuran mülteci kaygılar ve oturan insanların kibirle ve gülerek bakmaları dehşet verici. Yakın zaman önce yaşadım, ordan biliyorum.