Her gün bayramdı akıl sahiblerine. O zamanlarda ne çok sevdiğimi bilirdin sen. Ben de ne çok sevildiğimi. Kelimelere sığdıramadığımız güzel şeylerin gölgesinde dikensiz bir hayatı sessizce yudumlardık aynı kaseden. Bir de akşam olurdu ben yorulunca. Her güneş batışında denizden, sahil yolundan lodos toplardım sana, en tazesini seversin diye. Sonra balıkçılar pazarından geçer, biraz istavrit bakardım. Varsa taze taşfırın ekmeği, hani bir de mevsimi gelmemiş meyveler. Ellerim dolu gelirdim yanına. Sen de yüreği dolu gülücüklerle karşılardın daha kapıda. Yemeğe kattığımız sevgimizi ortak bölüşür yerdik. Bir de her yemek sonrası yürürdük ufacık dünyamızda kocaman adımlarla. Sıcak kentin serin akşamlarında. Sonra gece karanlık olur, düşerdi odamıza. Gözlerin yakamoz kokardı ayışığında hep. Ben ise her defasında titrerdim bakışlarında, erirdi küçücük yüreğim. Saatler ömür olurdu, kaybolurduk içinde. Bilmezdik başka dünyayı. Bilemezdik…

Sonra zaman değişti birgün. Mevsimler buz tuttu. Ben aklımı yitirdim anlamsız bir yerlerde. Kendime geldiğimde yoktun yakınımda. Mecnun günlerimde seni kırdığımı hiç bilemedim. Hep sordum kendime ama cevabını veremedim.
Kalınca sebepsiz bir başıma
Hatıralar beynimde dans ediyor
Günahlarım dizilip bir bir karşıma
Sanki birer birer intikam alıyor
Yüregimden zincire vurulmuşum
Anılar her bir halkayı bağlıyor
Ben duygularımın esiri olmuşum
Hatalar yalan duygularda başlıyor
Keşke hep aklı yitik kalsaydım. Keşke hayatı hep senin bıraktığın boşlukta yaşasaydım. Yetinseydim olanımla. Keşke ‘keşke’ diyecek hatalar yapmasaydım.
Heyhat, vakit çok ileri artık. Şimdi hatıraların acıttığı ruhum ve senin sevdiğin şarkı dudağımda.
Sen de benim hatalarımdan birisin
Sen en büyük günahların bedelisin
Senin için harcanan zamana yazık
Sen en güzel duyguların katilisin
İstemem seni
Ne sevgini ne kendini
İstemem ben bu hayatı
Sözüm ona pembe rengini
Hatırlar mısın bu şarkıyı?
Hani ikili bir yalnızlık çökünce gecemize.
Hani Sezen söylerdi, sen söylerdin. Sezen söylerdi; ben kızardım bana bakarak söylerdin diye. Korkuturdu ‘hata’ kelimesi ile bizi beraber düşünmek. Korkuturdu hataya düşmek.
Şimdi vakit yine gece. Sezen söylüyor, ben söylüyorum senin yerine. Sezen söylüyor, ben düşünüyorum tek kişilik kirli dünyamda. Ve bu soğuk kentin sıcak karanlığında daha iyi anlıyorum bazı şeyleri kalan aklımla. Anlıyorum ki; sen hayatımdaki en doğru şeydin. Sen bu hayatımın tek güzel bedeliydin. Biliyorum…
30 Mayıs 2008 at 23:29
Ne çok hata yaptık
Ne çok hırpalandık
Kırık dökük hayatlarımız lekeli
Ne renk ne ışık var
Herşey ne kadar ortalama
Yazık yazık yazık yazık oldu
Yazık yazık yazık yazık oldu
Vurulduk ince ince
Ayrılıklara bölündük
Farketmedik senelerce
Yalnızlıkla yürüdük
30 Mayıs 2008 at 23:34
Anladım sonu yok yalnızlığın, hergün çoğalacak
Herzaman böyle miydi bilmiyorum
Sanki dokunulmazdı çocukken ağlamak
Alışır her insan alışır zamanla kırılıp incinmeye
Çünkü olağan yıkılıp yıkılıp yeniden ayağa kalkmak
Yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
Acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette
Bekliyorum bekliyorum bekliyorum
Hadi gelin üstüme korkmuyorum
Bulutlar yüklü hayatı hayata üstümüze hasret
Yokluğunla ben başbaşayız nihayet
31 Mayıs 2008 at 0:09
Sevgiyle yapılmış bir yama
Kaplamış yırtığını yanağımın
Rengi pek tutmasa da.
Sanki yüzüme akmış yüzün
Başını başıma dayadığında.
Seninle yanyanayız
Eğri bir aynanın karşısında.
İsli titrek bir lamba
Boğuşurken gölgeyle duvarda
Acıyla ilmek ilmek
Aşkımız yıllanıyor odalarda.
Seninle yanyanayız
Sessiz, yorgun ve ürkek
Eğri bir aynanın karşısında.
Metin Altıok