vazgeç gönlüm, sen bu aşktan… sana kıymet veren mi var?
unut dertten zevk almayı… seni ancak, seven anlar…
kapat çile kapısını, girmesin o vefasızlar…
dünya denen, şu alemde; elbet seni biri anlar…

Seni unutmak istedim bugün. Vurdum dibine kadehlerin karanlık saatlerde. Kaç defa ‘unut gönlüm. vazgeç’ dedim kendime. Kaç defa ’sevmek sana fazla’ dedim. Nafile, duyuramadım yüreğime sesimi. Biliyorum sonu yok bunun. Bitmez bir çile gibi sindi üzerime hasretin. Ama ne yapayım. Benimki de gönül işte. Söz dinlemeyenlerden. Biliyorum sevmeyeceksin beni hiçbir zaman. Ama bunu bilmek bile beni senden uzak kılamıyor. Laf anlamıyor kalbim.

sen attın bu kördüğümü… çare sende bende değil…
kör olsun bu aşkın gözü, hata bende sende değil…
kapat çile kapısını, girmesin o vefasızlar…
dünya denen, şu alemde; elbet seni biri anlar..

İnan ki, seni suçlamıyorum. Sitemli sözlerim kendime, acziyetime şikayetim. Sadece ne yapacağımı şaşırdım. Sanki aklım çöllerinde, beni terketti. Avare bir garibim şehirlerinde sanki. Oysa Leyla bile dönmüştü Mecnun’una, ama sen dönmezsin biliyorum. Olsun, bir seni anmak kaldı elimde. Bununla yetiniyorum. Bir gizli ümit içine sakladım hislerimi. Gözyaşımla besliyorum her gece. Ne kadar kahretsem de kadere, ölmek gelmiyor içimden. Çünkü hala seni seviyorum.