Şimdi akşam olsa. Bir de bardaktan boşalırcasına yağmur başlasa. Ben de kendimi atsam dışarı. Şemsiyem olmasa, iliklerime kadar ıslanırken koşmaya başlasam. Nefes nefese kalınca da sanki hava çok güzelmiş gibi biraz durup sakin adımlarla yürüsem. Hem yağmurun sesi, hem ayak seslerim karışsa ama henüz sakinleşemeyen yorgun ciğerimin soluk alıp vermeleri tüm hepsini sustursa. Ben de durumdan istifade, seni düşünsem. Düşüncelere öylesine boğulurken; yağmur dursa, gündüz olsa, güneş çıksa. Bir de sen çıksan karşıma yolumun ortasında. Hiçbirşey olmamış gibi, hiç vakit geçmemiş gibi beraber koşsak ıslak kaldırımlar üzerinde. Yorulunca otursak bir ıslak duvar dibine. En sevdiğimiz şarkıyı bir ağızdan bağıra bağıra söylesek.
Yağmur yağsa, uykum kaçsa
Bir kuş konsa badi parmağıma
Ağlardım bir başıma..Sevdadandır, sevdadandır
“Sevdadandır” dedi annem, “aldırma”
“Aldırma, gel yanıma!”